]]>
Kötülerin Şehri’nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta’nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır.
Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta’yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri’dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler.
Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri’nde hayatta kalabilecek midir?
]]>
Ünlü şarkıcı Papatya Parlar, yanlış dilediğini düşündüğü dileğin ardından korkunç bir kaos fırtınasına kapılmıştı. Hayatı tepetaklak olmuş, popülariteye alışık olduğu ışıltılı dünyasının çivisi çıkmıştı. Tüm hayranları artık ondan nefret ediyor, her yerde ona zarar vermek için plan yapıyorlardı. Bu beklenmedik yeni düzende yanında olan adamsa hiçbir yere gitmiyordu: Polat Karathan. Onu koruyor, saklıyor, dinliyor, incitmiyor, kolluyordu. Tek bir soru vardı: Herkes kendisinden nefret ederken bu adamın hisleri neden değişmiyordu?
Kimliğini, yaşamını, düşüncelerini bilmediği Polat’ın bakışlarındaki sıcaklık tüm soruları unuttursa da gerçekler gün yüzüne çıkmak için anını bekliyordu. Papatya Parlar, hayatındaki herkesin gerçek yüzünü görürken en çok kendini tanıyamadığını anlıyordu. Çünkü bazı yüzleşmeler ağırdı: Duygularıyla ilgili olanlar.
Tanımadan delice alıştığı bir yabancıyla ilgili olanlar.
“IŞIKLAR SÖNER, SAHNE BİTER, GERÇEKLERLE DANSA KALKTIĞINDA YALNIZLIĞIN EŞLİK EDER.”
]]>
]]>
]]>
]]>