Bir tarafta Hasan Sabbah’ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer. Sabbah’ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir.
Hikaye 11. yüzyıl İranı’nda, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hakimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi’nde geçmektedir. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.
Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı.
O kim miydi?
Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav.
Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere.
O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler… Onların tohumları el bebek gül bebek değil; el bebek öl bebekti.
]]>Tehlikeli olmadığı söylenilen Ajinlerin içinde farklı bir tür vardır. Farklı türler, oldukça tehlikeli olan “Siyah Hayalet”i çağırma yeteneğine sahiptirler.
Kaçışında ona yardımcı olan tek arkadaşı Kai ile yollarını ayıran kei, Ajinler ile iletişime geçmeyi dener.
]]>Yaz tatilinden önce, japon bir lise öğrencisi eve dönerken trafik kazası deçirip ölür. Yeniden hayata dönen bu çocuğun başına çok büyük bir para ödülü konulmuştur. Böylece, herkesin karşı olduğu bu çocuğun kaçışı başlar.
]]>Patronu Lee Young Jun ne pahasına olursa olsun, güzel kadını kazanmaya yeminli ama ne yazık ki genç kadın artık kazanılacak bir kalp değil. Başka bir “büyüleyici prens” işleri altüst ediyor!
Kahramanımızı bu kadar etkileyen bu gizemli “kurtarıcı” kimdir acaba?
]]>Lee Young Jun, çok sıkı yönettiği prestijli bir şirketin vârisi. Yakışıklı, zeki ama her şeyden önce kendini beğenmiş, kendini mükemmellik imgesi olarak görüyor. Özel sekreteri Kim Mi So istifa etmek istediğini açıkladığında, başından kaynar sular dökülüyor! Dokuz yıllık iyi ve sadık hizmetten sonra aklından ne geçmiş olabilir ki? Onu yanında tutmak için, Lee Young Jun her şeyi yapmaya hazır… En tuhaf şeyleri bile!
]]>Bir yapbozun parçaları olan insanlar, daima zıt kutuplarda olduklarını sanarak kendilerini kandırırlar.
İki okulun öğrencileri aslında çok iyi dost olabilecekken, saçma bir öfke kıvılcımını büyük bir yangına dönüştürüp, senelerce kendilerini bu yangında yanmaya mahkûm ederler. Öyle ki, birbirlerine karşı duydukları kin ve nefret, zamanla ‘Düşman Okullar’ diye anılmalarına yol açar.
Peki, Düşman Okullar’ın öğrencileri bir yerden sonra sıkılırsa ve düşman olmak istemezse ne olur?
Bu, içinde fırtınalar kopmasına rağmen fısıldayamayan insanların hikâyesi…
Bu, adına nefret denilerek inkâr edilen duyguların aşka dönüşmesinin hikâyesi…
Bu, dostluğun hikâyesi…
]]>