Savaşta hem ailesini hem de evini kaybeden ve yapayalnız kalan Beatriz gözü yükseklerde olan hırslı bir kadındır. Ne pahasına olursa olsun baştan başlayacak ve sahip olmadıklarına duyduğu özlemle savaşacaktır. Umulmadık bir anda Don Rodolfo Solórzano’dan aldığı evlilik teklifi onun için bir fırsattır. Solórzano’nun önceki eşinin ölümüyle ilgili söylentileri duymazdan gelir ve her şeyin yoluna gireceği inancıyla sığınak olarak gördüğü San Isidro Çiftliği’ne yerleşir ancak çiftlikten geçen yollarda şüpheli sesler yankılanmaktadır.
Karanlığın bir gölgesi var mıdır? Sahipsiz sesler yanıt almak için mi konuşur? Üste çıkan duvarların ardında neler saklıdır? Beatriz artık şunu anlamıştır:
“Çiftlikte bir sorun var ve kimse ona yardım edemeyecek!”
Modern korku edebiyatının yıldız ismi Isabel Canas’tan rakipsiz bir ilk roman! Titreşimli bir ev, göz alıcı bir tarihe dayanırken, okuyucuyu nefes nefese bırakan Hacienda, Gotik geleneklerle örülü, karanlık bir kasveti eşsiz bir aşkla birleştiriyor. Işıklar kapandığında gözle görülür tek şey, tersine işleyen zaman!
]]>]]>
]]>
Efsanelere konu olmuş Karanlık, Ivy’ye ulaşır ve bu dileğini yerine getirebileceğini söyler. Eğer Ivy, Karanlığa yardım ederse Drazen’i çaldığı tahttan indirip asıl sahibi Shiagi’yi ait olduğu yere geri getirebilirdi.
Ama… Ivy bu kutsal görevi Karanlığın yapmasını istemiyordu.
Drazen’i kendisi yenmeliydi ve babası özellikle
Ivy ile gurur duymalıydı.
Her iki taraf da Terazi’nin iki ucu için yalan söylüyordu.
Terazi’nin bir ucunda Nuvaris, bir diğer ucunda ise
Ölüm Tanrısı Drazen’in hediyesi…
]]>Anlatılana göre çığlık atmaya başlamışım. Polis beni böyle bulmuştu. Çığlık atarken, çığlıklar her yanımı saran cam kırıklarına dönüşmüştü. Sanırım bir noktada çığlık at¬mayı bıraktım. Belki ses tellerim koptu, bilemiyorum.
O çığlıkların yankısı peşimi hiç bırakmadı.
Kendi oğlunu öldürmek suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırılan masum baba David Burroughs, oğlunun hâlâ hayatta olabileceğine dair kanıtlar alır. Geçmişten gelen bu ipucu David’i harekete geçirir. Acı içinde, bir o kadar da acınacak halde tükenen yılların hesabını soracaktır. İlk olarak hapishaneden kaçmak zorundadır.
Gözüyle gördüğünden aldanır mı insan?
New York Times’ın çoksatan yazarı Harlan Coben efsane bir gerilim romanıyla dönüyor. İyi saklanmış sırlar ve evin içine yuva yapmış yalanlar, yazarın şaşırtıcı dehasıyla birleştiğinde çığ gibi büyüyen gerilim, kitap bittiğinde dahi devam ediyor.
Bu kitap, Harlan Coben’in acımasız sürprizi.
]]>
İnsanın kalbi göçebe değil ki pılı pırtıyı toplayıp başka bir kalbe yerleşsin. Yasak olan birini sevmek benim kaderimdi belki de. Onun yanında hiçbir zaman belli etmesem de sevdiğimi, bir şekilde kalbin çığlığını duyuyordum. Ezilmiş bir gül hüznü vardı içimde…
Nereye kadar kendimden kaçabilirdim? Ya bir daha geriye dönemezsem? Tutunacak bir dalım kalmadı, dediğim anda kara bir yel esti; üstümdeki acıları alıp götürdü. Belki de aşk, ölmek ve yeniden doğabileceğin bir kalp bulmaktı. Yazdan kalma bir hava, mevsimler de değişiyor; bilmeden geçip gidiyor zaman.
]]>